RNA NEDİR?
RNA NEDİR?RNA'lar ribonukleotitlerinbirbirlerine bağlanması ile meydana gelen tek zincirli nukleik asitlerdir. DNA
molekülleri ile kıyaslandığı zaman boyları daha kısadır. Hemen hemen bütün hücrelerde bol olarak
bulunmaktadırlar. DNA’nın protein üretimindeki işlevini yerine getirebilmesi için bir “ara molekül”e
ihtiyaç vardır. Bu işlevi yüklenen Ribonükleik asit ,nükleotidlerin ard arda yerleşmesiyle birleşmiş
tek diziden oluşan (DNA nın tek sarmal zincirinden biri gibi) yüksek kaliteli moleküldür. DNA
molekülleri büyük oranda hücre çekirdeğinde bulunurken, RNA’lar hücre içine yayılmış durumdadırlar.
DNA genellikle çift şeritli sarmal yapıda iken, RNA tek şerittlidir. Ancak, tek şeritli DNA ve çift şeritli
RNA moleküllerine de rastlanılmaktadır. Gerek prokaryotik gerek ökaryotik hücrelerde genellikle üç ana sınıf RNA'ya rastlanmaktadır.

Messenger RNA (mRNA)
DNA'da saklı bulunan
genetik bilginin, protein yapısına aktarılmasında kalıplık görevi yapan
aracı bir moleküldür. DNA molekülünde lokalize çözülme ile kopyası
çıkarılan moleküllerdir. Haberci ribonükleik asit olarak adlandırılan
m-RNA, DNA’dan özel bir polipeptit yapısına çevrilmiş kimyasal enformasyonu taşır.
m-RNA nükleotidlerin tek sarmalından ve bir DNA boyundaki kalıptan
oluşmuştur. Üzerindeki nükleotid dizisi, DNA sarmallarından bir
tanesiyle eşleşir. Polipeptit molekülü, DNA’dan ayrılarak m-RNA halinde
ribozomlara yapışır, Buralarda da gelen mesaja uygun proteinler
üretilir. Bu şekilde birleştirilmiş RNA molekülü, tıpkı bir fotoğrafın
pozitifi ve negatifi gibi kalıtım mesajının karşı tip halindeki eşidir.
Bu mesaj daha sonra sitoplazmada ribozomlar sayesinde çözülebilecek ve
taşıyıcı RNA sayesinde amino asit birleşimi için kullanılacaktır.
Ribozomal RNA (r-RNA)
RNA'lar
ribozomların ana yapısal elementi olup yaklaşık olarak ribozom
ağırlığının % 65'ini teşkil ederler. Ribozomal RNA; ribozomlar
sitoplazma içine dağılmış küresel yapılardır. Proteinler ve r-RNA denen
özel bir RNA çeşidinden oluşurlar. Türe göre ribozomun %40 ila %60ını
bu moleküller meydana getirir. Ribozomların rolü haberci RNA da yazılı genetik kodu çözmektir.
Prokaryotik hücrelerde 3 çeşit, ökaryotik hücrelerde ise 4 çeşit rRNA
bulunmaktadır. Bunlara ilave olarak ökaryotik hücrelerde iki çeşit RNA daha bulunmaktadır. Bunlardan birincisi heterojen nuklear RNA
(hnRNA)'lardır. Bunlar ökaryotik hücrede sentezlenen ve prosese
uğramamış öncül mRNA molekülleridir. İkincisi ise küçük nuklear
(snRNA)'dır ve yine öncül mRNA moleküllerinin prosese uğraması
esnasında ortaya çıkmaktadırlar.
Transfer RNA (t-RNA)
t-RNA'lar da ribonukleotidlerin polimerize olması ile meydana gelmiş, çok kıvrımlar gösteren ve tek zincirli yapıya sahip bir RNA
çeşididir. Biçimi 3 yapraklı yonca yaprağı ve molekülün iki ucundan
oluşan bir ‘’Sap’’ biçimidir. Zincirde yer alan ribonukleotid sayısı 70
ile 99 arasında, molekül ağırlığı ise 23.000 ile30.000 dalton arasında
değişmektedir. Doğada yer alan 20 aminoasitin her biri için en az bir
tRNA molekülü bulunmaktadır. tRNA'lar adaptörlük görevi yaparak bir
uçlarına bağladıkları amino asiti, ribozoma tutunmuş mRNA'nın taşıdığı
kodono göre polipeptid zincirine dizerler. RNA-M tarafından belirlenen
özgül bir dizide, bir polipeptit molekülüne bağlanacak aminoasitleri yerleştirme işlevini yapar; uygun aminoasitleri ribozomlara taşır. Yani haberci RNA moleküllerinin taşıdığı mesajın çevirisiyle ilgilidir.
İşte
RNA molekülleri 20 çeşit aminoasitin çeşitli sıra ve sayıda dizilimini
oluşturarak protein dediğimiz yapıları oluşturma mekanizmasının yani
protein sentezinin başrolünü oynar.
Kaynak: Gen.Müh. Barış Yelkenci
Yaşamın Kökeni, Osman Gürel, Pan Yayıncılık
http://sufizmveinsan.com
Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir
